17 Nisan 2026 itibarıyla yayımlanan piyasa verilerine göre Çin ve Hindistan, küresel altın talebinin yaklaşık yüzde 48’ini birlikte karşılıyor. The Kobeissi Letter’ın derlediği verilere göre gelişmekte olan ekonomiler, son on yılda toplam küresel altın talebinin yüzde 70’ini oluşturdu.
ABD-İran savaşının patlak vermesiyle birlikte altın fiyatları yaklaşık yüzde 10 geriledi; yükselen petrol fiyatları yatırımcıları bir süre için piyasadan uzaklaştırdı. Ancak Çin ve Hindistan kaynaklı güçlü talep, piyasayı dengeleyici bir zemine oturtmaya devam ediyor.
Çin Merkez Bankası 17 Ay Üst Üste Altın Aldı
Çin, yüzde 27’lik payla küresel altın talebinin en büyük tek kaynağı konumunda bulunuyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre Çin Halk Bankası, Mart ayında altın rezervlerini 5 ton artırarak toplam rezervini 2.313 tona çıkardı; bu miktar toplam döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 9’una karşılık geliyor.
Böylece banka, altın alımlarını 17 ardışık aya taşımış oldu.
Dünya Altın Konseyi’nin yayımladığı değerlendirmeye göre Çin’de yerel altın fiyatlarının düşmesi, yatırımcıların altın ETF’lerine olan ilgisini kesmedi.
Mart ayında CSI300 endeksinin yüzde 6 gerilemesi ve yuan’ın dolara karşı yüzde 0,8 değer yitirmesi; ABD-İsrail-İran savaşının tetiklediği güvenli liman talebiyle birleşerek yerli altın ETF alımlarını destekledi. Çin, 2026’nın ilk çeyreğinde toplamda 7 ton altın ekledi.
Hindistan Hanehalkı 5 Trilyon Dolarlık Altın Tutuyor
Hindistan, yüzde 21’lik payla küresel altın talebinde ikinci sıraya yerleşti. ASSOCHAM verilerine göre Hindistan hanehalkları yaklaşık 5 trilyon dolar değerinde altın bulunduruyor; bu rakam dünyanın en büyük 10 merkez bankasının toplam rezervini aşıyor.
Dünya Altın Konseyi’nin ayrı tahminlerine göre Hindistan’daki hanehalkı ve tapınak altın varlıkları toplam 25.000 tonu buluyor ve yaklaşık 2,4 trilyon dolar değer taşıyor. Bu tutar, ülkenin 2026 yılı için öngörülen nominal GSYİH’sinin yüzde 56’sına denk geliyor.
Arz tarafında ise maden üretimi toplam küresel arzın yüzde 74’ünü oluşturuyor. Afrika yüzde 26 ile küresel arzda lider konumda yer alırken Asya yüzde 19 ile onu izliyor.
Bağımsız Devletler Topluluğu, Orta ve Güney Amerika ile Kuzey Amerika her biri yüzde 14-15 aralığında pay alıyor.
Kuzey Amerika ve Avrupa ise küresel altın talebinde sırasıyla yüzde 11 ve yüzde 12 ile görece sınırlı bir ağırlık taşıyor; bu oran, uzun vadeli tüketim eğilimlerini şekillendirmede bu bölgelerin görece geri planda kaldığını gösteriyor.
Yatırım Tavsiyesi Değildir: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Kripto yatırımları yüksek oynaklık içerir. Yatırım kararı vermeden önce kendi araştırmanızı yapın.